Hürmüz Boğazı’nda son günlerde yaşanan gelişmeler, bölgenin klasik bir deniz ticaret koridorundan çıkarak daha sıkı kontrol edilen, idari ve askeri olarak parçalanmış bir geçiş alanına dönüştüğüne işaret ediyor.
İran’ın, yeni kurulan Persian Gulf Strait Authority (PGSA) aracılığıyla Hürmüz geçişlerini resmi bir “transit ücret sistemi”ne bağlamaya hazırlandığı bildiriliyor. Sisteme göre gemilerin geçiş izni alabilmesi için gemi bilgilerini, sigorta ve yük detaylarını beyan etmesi gerekiyor.
Raporlara göre bazı geçişlerde gemi başına 2 milyon dolara kadar ücret talep edildiği, ödemelerin Çin yuanı ve bazı durumlarda Bitcoin üzerinden yapıldığı öne sürülüyor. İsrail bağlantılı gemilere ise doğrudan yasak uygulanırken, ABD ve bazı Batılı ülke bağlantılı gemilerin ciddi kısıtlamalarla karşılaştığı belirtiliyor.
Denizcilik veri ve analiz şirketi Windward’a göre; Bu model, İran’ın boğazı yalnızca askeri baskıyla değil, aynı zamanda idari bir filtreleme sistemiyle kontrol etmeye çalıştığını gösteriyor.
18 Mayıs’ta Hindistan bayraklı altı ticari gemi, koordineli bir şekilde Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yaptı. Bu hareketin, İran ile Hindistan arasındaki diplomatik temasların ardından gelen güvenceyle gerçekleştiği değerlendiriliyor.
Bu durum, bazı ülkelerin gemilerine yönelik ikili güvenlik anlaşmalarıyla koridor açıldığı, buna karşın Batı bağlantılı gemilerin daha fazla risk altında kaldığı bir tabloyu güçlendiriyor.
14 Mayıs’ta BAE’nin Fujairah açıklarında iki gemiye aynı zaman aralığında müdahale edildiği bildirildi:
Bu operasyonların, İran’ın BAE’ye yönelik uyarılarından kısa süre sonra gerçekleşmesi dikkat çekti. Her iki geminin de geçmişte şüpheli seyir ve AIS (konum sinyali) kesintileri yaşadığı belirtildi.
Daha önce drone saldırısına uğrayan BARAKAH adlı VLCC tankeri, Hürmüz Boğazı içinde günlerdir sabit durumda bulunuyor. 15 Mayıs’ta geminin yakınında İran’a ait olduğu değerlendirilen hızlı hücum botlarının görülmesi, yeni bir müdahale hazırlığı olabileceği yorumlarına yol açtı.
Uydu görüntülerine göre İran Devrim Muhafızları’na bağlı yaklaşık 369 hızlı bot, Hürmüz’ün güneydoğusunda tek bir açık deniz bölgesinde yoğunlaştı. Bu, son dönemin en büyük birlik kayması olarak değerlendiriliyor.
Ayrıca Larak Adası çevresinde 100’den fazla botun konuşlandığı tespit edildi. Bu durum, İran’ın sahil savunmasından çok boğazın orta hattında aktif kontrol stratejisine geçtiğini gösteriyor.
Bölgedeki ticari gemi trafiği, kriz öncesi seviyelerin yaklaşık %38’ine kadar gerilemiş durumda. Qeshm–Larak arasındaki ana demirleme alanı ise günlerdir adeta “bekleme havuzu” gibi çalışıyor; onlarca tanker yükleme sırası bekliyor.
Bazı kritik altyapı noktalarında da ciddi sorunlar var:
Windward’a göre son tablo, Hürmüz Boğazı’nın artık yalnızca bir geçiş noktası değil, farklı statüde gemilerin farklı kurallara tabi olduğu parçalı bir kontrol alanı haline geldiğini gösteriyor.
Uzman değerlendirmelerine göre bu yapı, bölgedeki ticari deniz taşımacılığında uzun süreli maliyet artışı, sigorta krizleri ve rota kaymaları yaratabilir.